İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali - Festival

İçeriğe git

Ana menü:


DUYURU
Bu yıl festival büromuzun yerini taşımak zorunda kaldık.
Buna bir de başka zorluklar eklenince festivale ara vermek durumu ortaya çıktı.
Hazırlıklarımızı 2018 yılı için sürdürüyoruz.
Umuyor ve diliyoruz, 2018 yılında, dünyanın en güzel kısa filmlerini sizlerle buluşturmaya yine devam edeceğiz.
Bizi arayarak destek ve ilgilerini esirgemeyen hepinize teşekkür ediyoruz.
Hilmi Etikan



UZUN İNCE BİR YOL...
Şöyle bir dönüp bakalım.
Programdaki kısa filmleri sizlere izletebilmek için neler yapılıyor?
Festival web sayfası hazırlanıyor. Başvuru formu düzenleniyor. Afiş tasarlanıyor. Yurt dışında o yıl film üretmiş yönetmenlerin mail adreslerine ulaşılıyor. Uluslararası film merkezleri ile iletişime geçiliyor. Filmler tek tek internet üzerinden indiriliyor. Başvurular, ülke ve türlerine göre ayrılıyor. Hepsi izleniyor ve not alınıyor. Salonlar için İstanbul’daki kültür merkezleri ile işbirliği planlanıyor. Yabancı filmlerin alt yazıları, Türkçe çeviri için dağıtılıyor. Gelen alt yazılar filmlere yerleştiriliyor. Seans durumlarına göre filmler ikinci kez taranarak, ülke çeşitliliği de göz önünde bulundurulacak şekilde son seçki belirleniyor. Film yönetmenleri ve film merkezleri ile yazışmalar sürdürülüyor. Katalog çalışması başlıyor. Eksik bilgi ve fotoğraflar için yapımcı ve yönetmenler ile tekrar yazışılıyor. Yabancı dilde olan katalog yazıları Türkçe çeviriye gidiyor.  Program çizelgesi düzenleniyor. Web sayfası güncelleniyor. Pankartlar asılıyor. Klip hazırlanıyor. Basın için bilgi ve görsel malzeme derleniyor. Ulusal jüri toplanıyor. Gösterim salonları için hard diskler hazırlanıp denetleniyor. Salon görevlileri belirleniyor. Ödül plaketleri hazırlanıyor. Kapanış töreni organize ediliyor.. Ve daha saymayı unuttuğumuz bir sürü iş...

Bu yıl ikinci kez bir aradayız. 2015 programını da Şubat 2016 ya taşıyınca bu yıl yoğun bir çalışma temposu içine girdik. Son üç festivalimizi çok ciddi parasal zorlukları aşmaya çalışarak gerçekleştiriyoruz. Kültür Bakanlığımız " desteklemeye uygun görmüyoruz " diyerek bizimle olan işbirliğini kesti.  Otuzu aşkın yıldır, Türkiye de kısa filme omuz  vermiş,  bu konseptin ülkemizde yerleşmesi için kesintisiz olarak çaba sarf etmiş,  dünya çapında saygınlık kazanmış bir programa hangi  gerekçe ile sırt çevrildiğini bilmiyoruz.  Biz de inandığımız yolda, arkadaşlarımızın bize verdiği güçle,  gidebildiğimiz yere kadar gitmeye çabalıyoruz.

Bu festival,  yıllardan beri, değişik dünyaların yönetmenlerine kapısını her zaman açık tuttu. Seyirci karşısına çıkmayı hak eden çalışmalara, ırkçı ve faşist mesajlar içeren filmler dışında, eşit mesafede durdu.  Ülkemizde, tek tip bir kısa film anlayışı yerleşmemesi için, programını oluştururken her anlayıştan, anlatım tarzından filmler seçti.  Hafif komedilere de yer verdi, toplum sorunlarını en yoğun şekilde irdeleyen filmlere de. Klasik sinema diline de,  en yenilikçi denemelere de sıcak baktı. Kısa filmciler arasında "festival filmi" diye bir anlayış yerleşmesin, "festivaller bu tür filmleri seçiyor" diye yönetmenler hep birbirine benzeyen filmler çekmesinler diye seçkisinde özenli bir politika izledi.

"Düşündüğünü söylemekten korkan kişi, giderek düşünmekten de korkar"  diye bir deyiş var. Eğer sanatçıları, gençleri, özgürce kendilerini ifade etmekten uzaklaştırırsak, bunun bedelini gelecek nesiller çok ağır öder. Ülkemiz insanları, kendilerini hak etmedikleri bir ortamda yaşarken bulurlar.

Bugün sevinerek görüyoruz ki, ülkemizde de artık çok cesur ve başarılı kısa filmler çekiliyor. Bu yıl festivalimize yurtiçinden ve yurt dışından toplam 1690 film başvurdu. Hepsini dikkatle izledik. Ulusal filmlerimizin diğer ülke filmlerinden hiç de geri kalmadığını söyleyebiliriz. Yönetmenlerimiz, ekonomik dar boğazı aştıklarında, inanıyoruz ki, nitelikli teknik donanım ve oyuncu seçimi, onlar için daha da kolaylaşacak. Ses tasarımı, renk düzeltme gibi ayrıntılara daha fazla özen gösterebilecekler. O zaman dünya çapında aranan, çok sağlam bir kısa film dünyasına sahip olacağız.

Bu etkinliği sürdürebilme cesaretimiz, her zaman söylediğim gibi, bizlere hiç bir karşılık beklemeden omuz veren gerçek dostlarımızdan, sizlerin yakın ve sıcak ilgisinden güç alıyor. Ama bu zor koşullarda daha ne kadar devam edebiliriz ben de bilemiyorum.  İyisi mi siz, bu yıl olanak varken, sizlere sunduğumuz programı olabildiğince yakından ve tadını çıkararak izlemeye çalışın.

Bir Çin atasözü " Binlerce kilometrelik bir yolculuk, basit bir adımla başlar"  diyor. Yıllar önce genç bir grup arkadaş, bir yolculuğa çıktık. Basit bir adımla başladık.
Bakalım daha kaç  kilometre  yol kat edebileceğiz.

Hilmi Etikan




 
İçeriğe dön | Ana menüye dön